Translate

Haydarpaşa Lisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haydarpaşa Lisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2013 Çarşamba

İstanbul'da Orman Kaybı ve Validebağ Korusunun Kısa Tarihi

İstanbul'da Orman Kaybı 
Google Earth, 2000 ile 2012 yılları arasını kapsayan dünyanın ilk orman kaybı haritasını yayınladı. İstanbul’daki kapsamlı ormanlık alan kayıpları dikkat çekici. Ancak problem, bu kayıpların yangınlardan değil çevrenin tahribatından kaynaklanmış olması. 
İstanbul ilindeki orman arazilerinin yüzölçümü; 240,960 hektarlık kısmı ağaçlık ve 294,299 hektarlık kısmı da açıklık olmak üzere toplam 535,259 hektardır. Ağaçlıklı alanın yaklaşık 60 bin hektarlık kısmı; kara yolları, enerji nakil hatları, kanunsuz yapılaşma gibi nedenlerle orman özelliğini kaybetmiştir. 
Bu sebeple; 2020 olimpiyatlarının İstanbul'da yapılmamış olmasını "kayıp değil kazanç" diye düşünenlerdenim. Niye mi?
Erzurum'da, 2011'de yapılan Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları kapsamında atlama kulesinin yapılacağı Kiremitlik Tabya civarındaki çok sayıda yeşil çam ağacı kesilerek,ağaç katliamı yapılmıştı. Hatırlayalım lütfen...
Validebağ Korusunun Kısa Tarihi
1853 Sultan Abdülaziz kız kardeşi Adile Sultan adına Adile Sultan Kasrı yaptırır. Adile Sultan Kasrı cumhuriyetin ilk yıllarında yetimler yurdu olarak kullanılır.
1928 Bugün huzurevi olarak kullanılan 60 yataklı Mustafa Necati Bey Prevantoryumu hizmete açılır.
1939 Senatoryum açılır.
1954 İhsan Mermerci Çocuk Prevantoryumu hizmete açılır.
1973 Öğretmenler Hastanesi açılır.
1974 Validebağ Sağlık Meslek Lisesi kurulur.
1976 Validebağ Korusu’nun alanı 354.076 m2’dir.
1980 Validebağ Korusu içinde bu yıla kadar kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve gelir elde etmek amacıyla tavuk, inek beslenerek, meyve-sebze yetiştirilerek ve 1970’li yıllarda ekin ekilerek, harman yapılır. Hatta cumhuriyet öncesinde Mustağbey armutları ilk kez bu arazide geliştirilip, yetiştirilir. 
1980 “Hastane alanında inek mi yetiştirilirmiş?” gerekçesiyle döner sermaye ortadan kaldırılır ve bundan sonra arazi sahipsiz ve bakımsız kalır.
1980 Nazım planlarda yeşil alan olarak görülen ve kamulaştırılarak Öğretmenler Evi Hastanesi alanına dahil edilmesi gereken alanda plan değişiklikleri yapılarak bugünkü Validebağ Sitesi inşa edilir.
1986 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Validebağ Korusunun 50 dönümlük kısmının, yani 3M Çamlıca konaklarına sınır olan leyleklerin konakladığı ağaçsız yamacın Marmara Üniversitesine tahsisine olur verilir. Oysa ki, 1970’li yıllarda Doğal Hayatı Koruma çalışmaları çerçevesinde bir sürü doğal varlıklar gibi leylekler de soyu tehlike altında olan varlıklar kategorisine alınmıştı.
1990 Haydarpaşa Lisesi açılır.
1997 Üsküdar Belediyesinin bu alan üzerinde yapılaşma girişimleri mahkeme kararıyla durdurulur.
1998 Haydarpaşa Lisesi bir futbol sahası büyüklüğündeki alanda hafriyat yapar ve doğal faunayı tamamen yok eder.
1998 Milli Eğitim Bakanlığınca eski ahırların bulunduğu alana izci evi inşa edilir. Kullanılmayan üst giriş kapısından bu eve parke taşları döşenerek, araba geçiş yolu yapılır.
1998 Acıbadem, Koşuyolu, Altunizade ve Barbaros mahalleleri sakinlerinden oluşan bir gönüllü grubu geniş katılımlı bir toplantı yapar. Büyükşehir Belediyesine topluca olarak gidilerek 6000 dilekçe elden verilir.
1998 Üsküdar Belediye Meclisi'nin 73 sayılı kararıyla Büyükşehir Belediyesinin yaptığı plan değişiklikleri 1/1000 ölçekli planlara işlenir ve altına “Kamuya terki yapılacak alanların-12.000 m2’lik kısım-terki yapılmadan hiçbir uygulama yapılamaz.” plan notu düşülür.
1998 Üç No.lu Koruma Kurulu Raportörü Validebağ Korusunu yerinde görür ve Abdulaziz Av Köşkünün dış yüzeyinin yağlıboya ile boyandığını, parke taşlı yolun helikopter pistine benzer bir alanla sonlandığını ve Haydarpaşa Lisesi’nin yapmış olduğu hafriyatı yerinde tespit eder.
1999 Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından I. derece tarihi ve doğal SİT alanı ilan edilir.
1999 Kocaeli depreminden sonra binlerce İstanbullu çadırlar kurarak buraya sığınır.
2006 Koruma Kurulu’nun bilgi ve onayı olmaksızın "tinerci yatağı olduğu" gerekçesiyle İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Belediyesi arasında yapılan protokol ile korunun kullanımı on yıl süre ile Üsküdar Belediyesi’ne verilir.
2006 Darüşşaka buraya bir hastaneye kurmak ister, ancak yıllarca belediye arsaya imar izni vermez. Taşyapı İnşaat Validebağ Korusu’ndaki Darüşşafaka’ya ait 18 dönümlük arsayı satın alır. 
2006 Taşyapı, arsayı satın aldıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden imar değişikliği ister. Darüşşafaka’ya hastane için imar izni vermeyen belediye, Taşyapı’nın istediği imar değişikliğini yapar ve şirkete gökdelen kurma izni verilir.
2006 Validebağ Gönüllüler Derneği, yetki gaspı yapıldığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması ve imar planının iptali istemiyle dava açar. Mimarlar Odası, Şehir Plancılar Odası da bu davaya müdahil olur. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi’ne de planların iptali için başvurulur, ancak dava “geç açıldığı gerekçesiyle” reddedilir.
2008 Protokol aleyhine açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olmasına rağmen, Üsküdar Belediyesi korudan çekilmez.
2009 Atletizm Federasyonu’nca düzenlenen Balkan Masterler Kros Koşusu burada yapılır. Ancak bunun için koruya dozerler ve kamyonlar sokulmuş, korunun doğal dokusunu tahrip edecek eylemlere girişilir. 
2013 İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Belediyesi arasında yapılan protokol biter.
2013 Koru ile ilgili faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı'nın atadığı koordinatör vasıtası ile yürütülmeye başlanır.
1927-2013 780 dönüm olan koru arazisi parçalana parçalana 354 dönüme kadar inmiştir.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Çöp Toplayıcıları ve Validebağ Korusunu Tehdit Eden Faaliyetler

Çöp Toplayıcıları
Hiç rahatsızlık duymadan çevremize attığımız atıkların doğada yok oluş süreleri o kadar uzun ve tahribatı o kadar fazla ki....
Acaba insanımıza:
Yapılan araştırmalarda; 
Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50'sinin, son 35 yılda meydana geldiğinin ortaya konduğunu, 
Hızlı nüfus artışının çevre sorunlarının artmasında önemli bir etken olarak görüldüğünü, 
Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahip olduğunu,
Artan nüfus karşısında düzenlemelerin ve planlamaların erken hayata geçirilerek çevre kirliliğinin en aza indirilmesi gerektiğini söylesek...
Çözüm önerisi olarak da;
Geri dönüşüm için atık malzemeleri ayırarak işe başlasak, 
İsrafı önlesek,
Plastik ve köpük ürünlerin kullanımını azaltsak,
Kullandığımız eşyaları tekrar geri dönüştürerek başka şekillerde tekrar kullansak, mesela yoğurt kaplarından çiçek saksısı yapsak,
Pillerimizi çöpe atmasak, biriktirip, okulda veya iş yerindeki pil atık toplama kutularına atsak desek....

Galiba netice alamayız. Çare mi? 
Organik atıkları geri dönüşen atıklardan ayırarak, bunları ekonomiye kazandıran kişilerde; çöp toplayıcıları, çekçekciler, geri dönüşüm savaşçıları....  Nasıl adlandırırsak adlandıralım.
Validebağ Korusunu Tehdit Eden Faaliyetler 
Konu orman olunca yukarıda ifade etmeye çalıştıklarım daha farklı bir anlam kazanıyor. 
Ancak "ormanların maddi, manevi-kollektif-sosyal yararlarının yazılıp çizilmesinin hatta anlatılmasının" insanımızın çevre algısını değiştirmeye yetmeyeceğini düşünenlerdenim.
Saygılarımla

26 Kasım 2013 Salı

Mursi ve Validebağ Korusunu Tehdit Eden Faaliyetler

Mursi'nin günlük siyasetimizde sürekli "demokrasi havarisi" bir rol model olarak sunulmaya çalışılmasını anlayamıyorum. 
Kavramlar bu kadar dejenere yapılabilir mi? 
Mursi;
Kadınların denize girmesini yasaklayan,
Kız çocuklarının dokuz yaşında evlenmelerini yasallaştırmaya çalışan,
Ölen eşin cesediyle sekiz saat cinsel ilişkiye girme 'hakkını' Anayasa'ya eklenmeye kalkışan,
Kadınların pazardan muz alımını yasaklayan,
Luksor'da 58 turist ve dört Mısırlı'nın öldüğü saldırıyı yapan örgütün üyesi Adil el-Hayat'ın aynı yere vali olarak atayan,
Hıristiyanlara ve Şiilere karşı düşmanlığı körükleyen çağ dışı birisi değil mi?
Validebağ Korusunu Tehdit Eden Faaliyetler 

Evcil Hayvanlara Ait Dışkıların Toplanmaması
*Evcil hayvanların bağırsaklarında gelişen bazı solucan yumurtaları dışkı ile etrafa yayılırken; aynı zamanda hayvanların tüyleri arasına da girmektedir. Bunlar hayvanlarla temasta bulunun insanlara çeşitli yollardan bulaşarak enfeksiyona neden olmaktadır.
*Hayvan severlerin, evcil hayvanlarıyla yaptığı gezintilerde, beraberinde poşet taşımasını rica ediyoruz.

Ekmek, Simit, Makarna vb. Atılması
*Yabani hayvanların beslenmesi için atılan yiyecekler iki gün sonra küflenmeye başlanmaktadır.
*Küflü ekmeğin hayvanlara zarar verdiği ispatlanmıştır.
*(Atılacaksa bile) Söz konusu yiyecekleri küçük parçalara bölünerek, az miktarda ve yollardan uzak bölgelere serpiştirmeliyiz.

Doğal Hayatın Korunmasına Özen Gösterilmemesi
            
*Meyve toplarken ağaçlara zarar vermemeli, meyvelerin hiç değilse bir kısmının yabanıl hayat için bırakılmasına özen göstermeliyiz.
*Kuşların yakalanması için tuzak kuranlar görüldüğünde derhal yetkili makamlara haber vermeliyiz. 

Patika Yolların Kullanılması
*Toprağın sıkışarak kelleşmesi; bitki oluşumunu engellemekte, yabani hayvanların yaşam alanı daraltmakta, ağaçları kurutmaktadır.
*Bu sebeple patika yolları kullanmamalıyız.

  Ateş Yakılması, Cam Şişe ve İzmarit Atılması
*Koru; ürettiği bol oksijen ve uttuğu tozlar yanında, içindeki yürüyüş yolları ile ruh ve beden  sağlığımıza önemli katkılar sağlamaktadır.  
*Ayrıca, otsu ve odunsu bitkilerde bağlı kalan tonlarca karbondioksit nedeniyle, az da olsa küresel ısınma ve iklim değişimini olumlu yönde etkilemektedir.
*Yangın doğal felakettir. Tek çaresi dikkatli olmaktır.

Çöp Atılması
                                                
*Gezinti, piknik veya sportif faaliyette bulunurken etrafa poşet, pet şişe, ambalaj kâğıdı vb. atmamalıyız. 
*Koruda yürüttüğümüz faaliyetlerden tasarruf edeceğimiz küçük bir zaman dilimini, çöp   toplamaya ayırmalıyız.

Gürültü Kirliliği Yapılması
                        
*Motosiklet, ATV aracı, model uçak gibi araçların kullanılmasından meydana gelen gürültü; böcekler dahil tüm yabani hayvanların sinir sistemlerine zarar vermektedir.
*Yabani hayvanlar yüksek sesleri hayatlarını tehdit edici bir unsur olarak algıladığından dolayı bulunduğu ortamı terk etmektedir.

Piknik Faaliyeti Yapılması
*Toplu piknik faaliyeti yapmamalıyız.
*Bireysel olarak; koru alanının hiçbir noktasında; ateş yakıp, çay ve yiyecek pişirme biçiminde piknik yapmamalıyız.
*Önceden hazırladığımız hazır yiyecek/içecekleri tükettikten sonra oluşan artıkları beraberimizde geri götürmeliyiz.

   Saygılarımla

25 Kasım 2013 Pazartesi

Nilüfer Konseri ve Validebağ Korusundaki Kamusal Alanlar

Nilüfer Konseri

Delilik biliyorum senle olmak delilik
Takılıp kaldım karşı koymam imkansız
Yaşanan yıllarım senden çok daha fazla
Hüzünlerim alır gider sevinçlerimi

İçimde yılgın rüzgarların ayak sesleri
Sende daha yeni yeni kavak yelleri
Doğrusu yanlışı ağrısı sancısı ne varsa yaşanacak
Gözyaşı ayrılık pişmanlık dargınlık hepsi benim olacak

24.11.2013 tarihinde Nilüfer'in Bostancı Gösteri Merkezinde konseri vardı. Tüm yerler doluydu. Getirilen ilave sandalyeler bile yetmedi. Hayranlarını hem şarkılarıyla hem de samimi diyaloglarıyla adeta büyüledi.
Sanat, doğa, spor ve insan sevgisi gibi değerlerin ve günlük yaşamın metalaştırıldığı ve bayağılaştırıldığı günümüzde; topluma mal olmuş böyle örnek insanların daha görünür ve elle tutulur olmasına her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
Validebağ Korusundaki Kamusal Alanlar 
Aşağıdaki satırları lütfen "Ağaçla/kuşla/böcekle/yeşille barışık olmayan, şehirciliği yan yana dizilmiş binalar ve duble yollar ve geniş caddeler olarak anlayan, ormanı park zanneden, ağaçlandırmayı sadece fidan dikmek zanneden "iyi niyetli" anlayışın koruyu sürekli küçülttüğünü gözardı etmeden okuyun...
Öğretmenevi olarak kullanılan Adile Sultan Kasrı;
   -Sultan Abdülaziz tarafından Mimar Nikogos BALYAN’a 1853 yılında yaptırılmıştır.
   -Cumhuriyetin ilk yıllarında Yetimler Yurdu (Dar-ül Eytam),
   -1927 yılından itibaren 60 yataklı Verem Hastanesi (Prevantoryum) olarak kullanılmıştır.
Adile Sultan Kasrı
Abdülaziz Av Köşkü,
   -Adile Sultan tarafından Sultanın dinlenmesi amacıyla daha sonra inşa ettirilmiştir.
   -Günümüzde İzci Müzesi olarak kullanılmaktadır.
Abdulaziz Av Köşkü
Validebağ Mustafa Necatibey Öğretmenler Huzurevi olarak kullanılan bina;
   -1939 yılında Prevantoryuma ek olarak ilave edilen “Sanatoryum”
   -1954 yılında ilave edilen “İhsan Mermerci Çocuk Prevantoryumu” olarak hizmet etmiştir.
Öğretmenler Huzurevi
Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi 1974 yılında hizmete girmiştir.
Anadolu Sağlık Meslek Lisesi
Validebağ Öğretmenler Hastanesi (Üsküdar Devlet Hastanesi Ek Birim) 1973 yılında hizmete girmiştir.
Öğretmenler Hastanesi

Haydarpaşa Lisesi 1990 yılında hizmete girmiştir.
Haydarpaşa Lisesi
Validebağ Şevket Aktalay İzci Evi 1998 yılında eski ahırların bulunduğu bölgede kurulmuştur.
İzci Evi-1
İzci Evi-2
  Saygılarımla

23 Kasım 2013 Cumartesi

Validebağ Korusu Hakkında Bilgi Paylaşımı

İstanbul'un Anadolu yakasının ikinci büyük ve hala yok edemediğimiz bir kent ormanı olması çok güzel...
Kuş cıvıltıları eşliğinde;  ayva, incir, armut, çam, akağaç, köknar, sedir, ıhlamur defne gibi çeşit çeşit ağaçlar ve  meşe palamutları arasında vakit geçirmek çok keyifli...
Ancak; yaklaşık bir yıldan beri hemen her gün düzenli olarak yürüyüş yaptığım koru hakkında, insanların yeterli bilgiye sahip olmadığını tespit ettim. Bu sebeple, koru ile ilgili edindiğim bilgileri ve çevre duyarlılığı ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 
Validebağ Korusu;
Yaklaşık 354.076m2 yüzölçümü ile Anadolu yakasının ikinci büyük yeşil alanıdır. Birinci büyük alan 800.000m2 ile Karaca Ahmet Mezarlığı’dır.
"Kent Ormanı" statüsündedir.
İstanbul üç No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla; 1996 yılında "Birinci Derece Sit Alanı", 1999 yılında ise "Doğal Sit Alanı" olarak ilan edilmiştir.
Yaşları 15 ila 400 yıl arasında değişen yaklaşık 25 (yaklaşık 4.000 adet) tür ağaç/ağaççık ile çok sayıda bitki türü bulunduğu değerlendirilmektedir.
13 adet anıt ağaç ile 310 adet korunmaya değer tek ağaç bulunmaktadır. Bunların arasında sayıları giderek azalan sakız ağaçları da mevcuttur.
Ayrıca koruda 112 tür kuş (göçmen ve koruda üreyen) ve sincap, kirpi, yılan gibi yabani hayvan varlığı gözlenmektedir.
Mülkiyeti Hazine’ye, tasarruf hakkı Milli Eğitim Bakanlığı’na aittir.
Saygılarımla