Translate

10 Aralık 2013 Salı

Mutsuz Ülke ve Validebağ Korusunda İnsan Manzaraları

Mutsuz Ülke
Türkiye; Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan "Daha İyi Yaşam Endeksinde" üye 37 ülke içinde yaşama koşullarının en zor, yaşama memnuniyetinin en düşük olduğu ülkeler arasında yer aldı. Yapılan araştırmada Türkiye;
Kişi başına düşen oda sayısı bakımından son sırada, sağlıksız yaşama koşulları sunan konutlarda oturan kişi sayısı bakımından son sırada, ancak konut harcaması bakımından gelirinden en yüksek payı ayıran 22. ülke oldu.
İş güvencesi en zayıf ülke oldu.
"Kişilere her ihtiyaç duydukları anda kendilerine yardım edeceğini düşündükleri bir arkadaş ya da yakınlarının olup olmadığı" sorusuna" %73 olumlu cevapla en son sırada yer aldı.
Öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimleri alanındaki becerileri bakımından en kötü durumdaki dördüncü ülke oldu.
100 binden fazla nüfusa sahip olan yerleşim yerlerinde yaşayanların soluduğu hava ve su kalitesi bakımından sondan ikinci oldu.
Ortalama yaşama beklentisinin 74,6 yılla en düşük olduğu dördüncü ülke oldu.
Demokratikleşmede 27. sırada, demokrasisi en az gelişmiş 10 ülkeden birisi olarak yer bulabildi.
Kişilerin hayatlarındaki tüm koşulları göz önünde bulundurarak "yaşama memnuniyetlerini 0 ile 10 arasında değerlendirmelerinin istendiği ve bu verilerin ağırlıklı ortalamasının" hesaplandığı araştırmada 10 üzerinden 5,3 ile hayat memnuniyetinin en düşük olduğu dördüncü ülke oldu.
"Son 12 ay içerisinde kişilerin saldırıya ya da gaspa uğrayıp uğramadığı" sorusuna verilen cevapta vatandaşların en sık saldırıya uğradığı sekizinci ülke oldu.
En fazla cinayetin işlendiği ülkeler arasında baştan yedinci ülke oldu.
En uzun çalışma süresine sahip ülke oldu.
Hak ettiğimiz yaşama şartları ne zaman oluşacak acaba…
Validebağ Korusunda İnsan Manzaraları
Koruda karşılaştığım insanların çevre anlayışına diğer bir örnek orman tipi doğa sever...
Korudaki habitatın korunması için harici müdahale yapılmasına karşı. Nasıl mı?
Dışarıdan fidan getirilerek ağaçlandırma yapılmamalı… Halbuki, Validebağ Korusunda yerli ve yabancı çok sayıda otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır. Bir bölümü bulunduğu yere 150-200 yıl önce getirilen bu yabancı türler, yaşadıkları uzun zaman dilimi içinde yörenin iklim ve ekolojik koşullarına tamamen adapte olarak yörenin doğal türleri ile uyumlu bir birliktelik içine girmişlerdir. Belediye fidanlığından getirilen 20 adet   4-5 m boyundaki orman meşesine bile karşı çıktılar.
Yabani otları biçilmemeli, biçilenler bulunduğu yerde bırakılmalı… Halbuki, günün her saati sayısı belirsiz insanın ziyaret ettiği ve güvenlik görevlisinin olmadığı koru yangına karşı çok duyarlıdır. Hem dikkatsizlikten hem de kasıtlı olarak çıkarılmış yangınlar bölge sakinlerinin hatıralarındadır.
Her yağmur yağdığında çamur olan patika yollar iyileştirilmemeli… Halbuki, doğa ile daha çok haşır neşir olmak için açılan, ancak doğal yaşam alanını tehdit eden tali (dar) patika yollarını kapatıp, vatandaşları ana patika yollara yönlendirmek için çaba harcamak gerekir. Tam bunun tersine, ana yürüyüş yolunun yağmur yağdığı zaman sürekli çamur olan yaklaşık 50 metrelik kısmının iyileştirilmesi edilmesi (su birikmemesi için; yola eğim verilmesi, yolun kenarına su kanalı açılması, yolun altına civarda mevcut 4 adet beton borunun döşenmesi) için belediyeye müracaat ettiğimde şikayetlere neden oldu.
Koru içindeki patika yolları motosikletli kuryeler kullanmamalı… Doğrudur, ancak; yoldan geçen herhangi bir kuryeyi durdurup, herkesin içinde bağırıp çağırmak bu problemi ortadan kaldırır mı?
Korudan faydalanan insanlar tali patika yolları (otlarla kapatmamıza rağmen) kullanmamalı… Doğrudur, ancak; bu tür yolu kullanan 75 yaşında insanı da 10 m geriden bağırarak durdurup, herkesin içinde hesap sorar tarzda konuşmak bu problemi ortadan kaldırır mı?
Belediye kara listeye alınmış doğal düşmanları. Bu yüzden koruya sokulmamalı… Doğrudur, ancak; insan gücü yapılamayacak bazı faaliyetlerde de yardımcı oldular. Bunları inkar mı edelim? Örneğin; fidan dikimi için iş makinesi ile çukur açılması, yangına sebebiyet verebilecek yabani otların çim biçme makinesi ile biçilmesi/biçilen otların kamyonlarla atılması, güzergâh dışı patika yolların iş makinesi ile bozulması, fidanların arazöz (sulama aracı) ile sulanması, vatandaşın önceden moloz döktüğü yerlerin üzerine kamyonla getirdikleri taze toprakla kapatılması gibi faaliyetlerde bana destek oldular.
Koruda geçmişte kamu kurumlarının ve/veya kişilerin sebep olduğu/olacağı zarar ve art niyetli girişimler için her an dikkatli olunmalı… Doğrudur, ancak; bazı durumlarda aktivist olmak, sadece protesto ya da karşı koymak değil, kurumların ve/veya kişilerin "davranışlarını" değiştirmeye ikna etmeye çalışmaktır.
Saygılarımla